<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bayan Saglik</title>
	<atom:link href="http://www.bayansaglik.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.bayansaglik.net</link>
	<description>Bayanlara Özel bilgilendirme amaçlı makale platformu</description>
	<lastBuildDate>Sun, 20 Mar 2011 20:23:42 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Doğum</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/dogum.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/dogum.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2011 20:23:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[doğum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=201</guid>
		<description><![CDATA[Son yıllarda kadınlar, giderek artan şekilde sağlıkları üzerinde söz sahibi olmaya başlamışlardır ve tıp bilimi de kadınların bu değişen arzu ve ihtiyaçlarını hevesle karşılamaktadır; artık annelerin önünde birçok doğum seçeneği bulunmaktadır. Günümüzde kadınlar genellikle daha doğal şartlarda doğum yapmak istemektedir ve hem hastane hem de ev koşullarında bu mümkündür.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda kadınlar, giderek artan şekilde sağlıkları üzerinde söz sahibi olmaya başlamışlardır ve tıp bilimi de kadınların bu değişen arzu ve ihtiyaçlarını hevesle karşılamaktadır; artık annelerin önünde birçok doğum seçeneği bulunmaktadır. Günümüzde kadınlar genellikle daha doğal şartlarda doğum yapmak istemektedir ve hem hastane hem de ev koşullarında bu mümkündür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/dogum.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sezeryan doğum izle</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/sezeryan-dogum-izle.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/sezeryan-dogum-izle.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2011 20:16:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[sezeryan doğum]]></category>
		<category><![CDATA[sezeryan doğum izle]]></category>
		<category><![CDATA[sezeryan doğum video]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=198</guid>
		<description><![CDATA[
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><object id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="100" height="100" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="src" value="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=603636563359615140&amp;hl=tr&amp;fs=true" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed id="VideoPlayback" style="width: 400px; height: 326px;" type="application/x-shockwave-flash" width="100" height="100" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docid=603636563359615140&amp;hl=tr&amp;fs=true" allowfullscreen="true"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/sezeryan-dogum-izle.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Normal Doğum izle</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/normal-dogum-izle.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/normal-dogum-izle.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 20 Mar 2011 20:08:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum izle]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum video]]></category>
		<category><![CDATA[normal doğum videosu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=194</guid>
		<description><![CDATA[
var FO = {movie:"oynatici.swf",width:"600",height:"400",majorversion:"7",build:"0",bgcolor:"#FFFFFF",
flashvars:"file=http://www.bayansaglik.net/medya/normal-dogum-izle.flv&#038;showdigits=false&#038;autostart=true&#038;showfsbutton=true&#038;repeat=false" };
UFO.create(FO, "player1");


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><script type="text/javascript">
var FO = {movie:"oynatici.swf",width:"600",height:"400",majorversion:"7",build:"0",bgcolor:"#FFFFFF",
flashvars:"file=http://www.bayansaglik.net/medya/normal-dogum-izle.flv&#038;showdigits=false&#038;autostart=true&#038;showfsbutton=true&#038;repeat=false" };
UFO.create(FO, "player1");
</script></p>
<p id="player1">
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/normal-dogum-izle.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Masturbasyon nedir</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/masturbasyon-nedir.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/masturbasyon-nedir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 07:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[Masturbasyon ne demek]]></category>
		<category><![CDATA[Masturbasyon nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=181</guid>
		<description><![CDATA[mastürbasyon kelimesi latince &#8221;masturbare=(elle bozmak )&#8221; fiilinden
türemiştir.
günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik
yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. daha
modernize bir açıklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine
uyarım olarak tanımlanabilir.
mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile
gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve
sonsuz bir güce [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>mastürbasyon kelimesi latince &#8221;masturbare=(elle bozmak )&#8221; fiilinden<br />
türemiştir.</p>
<p>günümüzde kullanımı; kişinin (kadın veya erkek) kendi kendine cinsellik<br />
yaşaması veya cinsel doyuma ulaştırması için yaptığı eyleme denir. daha<br />
modernize bir açıklama ile ; bir cinsel tepki üreten istemli kendi kendine<br />
uyarım olarak tanımlanabilir.<span id="more-181"></span></p>
<p>mastürbasyon hayal gücünün veya fantezinin sonsuz kullanımı ile<br />
gerçekleşir,kişi bu sırada kendisini ve karşıdakini dilediği gibi düşünür ve<br />
sonsuz bir güce sahip olur, bu yüzden de hiç bir cinsel eylem bu<br />
sınırsızlıkta ve mükemmellikte gerçekleşmez. bu da ilk cinsel eylemlerde<br />
bazen hayal kırıklığı yaratabilir. ama hiç bir düşünce de tensel dokunmanın<br />
veya hissetmenin ve de sevginin yerini de tutamaz.</p>
<p>mastürbasyon zararlımıdır ? eğer kişinin sosyal yaşantısını ,normal seksüel<br />
ilişkilerini bozacak düzeyde değil ise zararsızdır.</p>
<p>kişi eğer bir seksüel partneri varsa o olmadığı zamanlarda mastürbasyon<br />
yapabilir ama bunun sayısı ve sıklığı partnerine olan arzusunu etkilemeyecek<br />
şekilde olmalıdır.</p>
<p>eğer kişinin düzenli seks partneri yoksa veya hiç partneri yoksa, arzu<br />
ettiği sürece, hissettiği sıklıkta mastürbasyon yapabilir.</p>
<p>mastürbasyonun kadında veya erkekte hiç bir fiziksel (bedensel) kötü tesiri<br />
yoktur ,aksine rahatlamayı ve gevşemeyi sağlar. ayıp değil bir<br />
gerekliliktir.toplumda söylenen diğer her şey tamamen uydurmadır- yok<br />
sivilce yapar, gözleriniz kör olur, ileride çocuğunuz olmaz, kızlarda adet<br />
düzenini bozar, erkeklerde ileride sertleşme sorunu yaratır gibi söylentiler<br />
ve bilgiler ve buna benzer her şey tamamen uydurmadır.</p>
<p>dilediğiniz yer ve zamanda tabi ki başkalarının haklarına (kişisel veya<br />
kanuni) saygı duyarak, kimseye zarar vermeden mastürbasyon yapabilirsiniz.<br />
bu sizin hakkınız ve bedensel özgürlüğünüzdür.</p>
<p>yalnız mastürbasyon sizin için kaçınılmaz bir olay , bir tutku haline<br />
gelmişse, normal cinsel ilişkiye tercih ediyorsanız, veya normal seksten<br />
partnerinizden zevk alamayıp mastürbasyona yöneliyorsanız bir cinsel tedavi<br />
merkezine baş vurup bu alışkanlığınızı veya tercihinizi değiştirmek için<br />
öneri ve tedavi almalısınız.</p>
<p>mastürbasyon konusunu biraz yaşa ve cinsiyete göre ayırırsak;</p>
<p>genç erkeklerde özellikle cinsel hayatı olmayan gençlerde, mastürbasyon<br />
neredeyse bir zorunluluk halindedir, bunun nedeni ise:</p>
<p>sperm (meni &#8211; er suyu) üretimi devamlıdır ve hiç durmaz, üretilen spermler<br />
bir kesede toplanır ve boşaltılmaya hazır beklerler, arkadan da devamlı<br />
sperm üretimi olur ve bu keseye boşalır, bu kesenin bir hacmi, bir<br />
kapasitesi vardır, bu hacim dolunca cinsel istek artar, yoğunlaşır eğer<br />
ilişki veya boşalma gerçekleşmezse kasıklarda ağrı, aşırı cinsel istek<br />
başlar, bazen kese o kadar dolmuştur ki büyük tuvalet yaparken veya<br />
ıkınırken vücut içi basınç arttığından bu sırada penisten sperm akar veya<br />
idrar sonrasında sümüksü bir akıntı olarak penisten gelir (bu boşalma<br />
değildir ve zevk vermez sadece sperm akar). eğer kişi boşalmaz veya ilişki<br />
kurmazsa belli bir süreden sonra ki bu süre kişiden kişiye değişir( 4 ila 15<br />
gün), erkek uykuda boşalır ve keseyi boşaltarak arkadan gelen spermlere yol<br />
açar. hamamcı olduk veya rüyacı olduk deyimi buradaki boşalmaya bağlı<br />
yıkanma gerekliliğinden gelmiştir. erkeklerdeki cinsel arzu kontrolsüzlüğü<br />
de devamlı üretilen sperm ve onun boşaltılması isteği sonucu olup bayanların<br />
erkeklerde anlayamadıkları duygusuz cinsel istek bundan dolayıdır.</p>
<p>erkeklerde uyarı ve doyuma ulaşma daha çok penisin etrafının kavranma<br />
hissinin tatmini ve özellikle penisin baş kısmında bulanan zevk hücresi diye<br />
isimlendirilen sinir uçlarının sürtünmeye ve karşıdan gelen basınca karşı<br />
taşıdıkları hislerden oluşur.</p>
<p>erkekler genelde elleriyle cinsel organlarını okşayarak mastürbasyon<br />
yaparlar, bunun için elleri kuru olabilir, genelde kayganlaştırıcı bazı<br />
maddeler; tükürük, krem, sabun (sabunun penis içine kaçtığında acıya yol<br />
açacağı unutulmamalıdır) kullanılır. gene erkekler mastürbasyon yaparken<br />
penislerini başka cisimlere sürerek de veya kavrama hareketini sağlayıcı bir<br />
takım boşluklara penislerini sokup çıkararak yaparlar. veya sertleşmiş<br />
penise su tutarakta mastürbasyon gibi çeşitli yöntemlerde kullanırlar. son<br />
zamanlarda ülkemizde de satılan yapay vajina benzeri araçlarda erotik<br />
malzeme satılan dükkanlarda bulunmakta ve kullanılmaktadır. kısaca kişiye<br />
zevk veren her şey bu amaçla kullanılabilir.</p>
<p>kadınlarda ise; bakire olanlar veya olmayanlar olarak değerlendirmeliyiz<br />
çünkü toplumumuzda bekaret hala önemli bir konu olarak kabul edilmektedir .</p>
<p>kadınlarda mastürbasyon erkeklerdeki kadar fiziksel dokunma gerçekleşmeden<br />
düşünce bazında da gerçekleşebilir. sadece göğüslerine dokunarak dahi<br />
mastürbasyon yapabilirler.</p>
<p>fiziksel istek kasık bölgesine yayılan sıcaklık orada bir basınç hissinin<br />
duyulmasına ve klitorise dokunulmasının ihtiyacı ve vajen içinde<br />
doldurulması gerekli bir boşluk hissi ile ortaya çıkar. vajende ki boşluk<br />
hissi daha önce cinsel ilişkiye girmemiş bayanlarda çok az veya<br />
yoktur.cinsel ilişki yaşamış kadınlarda ise bu vücut&amp;nbsp; tarafından<br />
tanınmıştır ve hissedilir.</p>
<p>genelde ya klitoris (bızır) elle okşanır veya iki bacak açıp kapanarak<br />
sıkıştırılır veya kadına zevk verebilecek bir şeye sürtülür. bakire olan<br />
kadınlar genelde bu şekilde mastürbasyon yaparlar. ve bunun kızlık zarına<br />
hiç bir zararı yoktur.</p>
<p>daha az olarak klitoris okşanırken vajen girişine parmakla baskı<br />
uygulanabilir veya vajen girişi veya küçük dudaklar okşanabilir. bunun da<br />
kızlık zarına hiç bir zararı yoktur.</p>
<p>ve bazı bayanlar kızlık zarı olmayanlar veya önemsemeyenler vajen içine<br />
parmak veya parmaklarını sokarlar veya içeriye doluluk hissi verebilecek<br />
herhangi bir şey (deodorant kutusu,salatalık,muz,kalem gibi) kullanırlar.son<br />
zamanlarda ülkemizde de bulunan yapay penisler de veya titreşim sağlayan<br />
bazı seks oyuncakları da yaygın olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>bazı bayanlar ise hem klitorise sürtünme veya baskı hem de vajen içine<br />
doluluk sağlayarak mastürbasyon yaparlar.</p>
<p>duşta basınçlı suyun klitorise tutulması ile mastürbasyon ise bayağı yaygın<br />
bir yöntemdir, bu da kızlık zarına zarar vermez.</p>
<p>anne ve babalara ve de herkese ; cinsellik içgüdüsel bir duygu olup soyunu<br />
sürdürme, hayata ve kendinden sonraya bedeninden bir parça bırakma hissinin<br />
bir uzantısıdır. yani frenlenemez,önlenemez ve yok edilemez.belki<br />
baskılayabilir veya başka bir hisse veya uğraşa yönlendirebilirsiniz ama<br />
bunun sağlıksız sonuçları ve acısı daha sonra çok fazla olarak başka<br />
yerlerde ve konumlarda ortaya çıkmaktadır.kuşumuzun, kedimizin veya<br />
köpeğimizin cinsel arzularını düşünüp dikkate aldığımız halde kendimizin<br />
,yakınlarımızın veya çocuklarımızın bu tip ihtiyaçlarını görmezlikten<br />
gelmeye veya anlamamaya çalışmak kendimizi kandırmaktır.</p>
<p>özellikle cinsel yaşantıya sahip olamayan veya olamamış gençlerde bu istek<br />
frenlenemez.bu yüzden gerekli olan mastürbasyon için onları yanlış<br />
bilgilendirip korkutmayınız.</p>
<p>yaş ve kişinin sosyal konumu bu arzuyu yok etmez bu bir ihtiyaçtır.</p>
<p>yalnız bebekler de de bazen mastürbasyon benzeri davranışlar görülebilir bu<br />
onları korkutmadan önlenebilir, anlayabilecek yaşta olanlar doğru<br />
yönlendirilip bilgilendirilmelidir.</p>
<p>peki çocuklarımıza nasıl davranalım;</p>
<p>ilk önce onlara bu konularda sağlıklı bilgiler verelim eğer sizde bilmiyor<br />
veya bu konuları konuşamıyorsanız çekinmeden destek alabileceğiniz yerlere<br />
baş vurabilirsiniz veya okuyup öğrenebilecekleri bazı bilgi kaynakları<br />
sağlayabilirsiniz.en önemli olan şey yanlış bilgi vermemektir.ufak bir<br />
kızken annesi tarafından anal (arkadan-popodan &#8211; makat-rektum ) ilişkiye<br />
girmesin diye arkadan ilişki kuranlar kanser olur diye korkutulup<br />
yönlendiren bir hastamın kabız olursam da aynı etki olur kanser olurum<br />
ölürüm fikri ile yaşadığı ve hissettiklerini, bu yüzden yeme içme problemi<br />
yaşadığını, uzun süre psikiyatrik tedavi alıp halen de tam olarak<br />
iyeleşemediğini ve de iyileşemeyeceğini düşünürseniz yanlış bilginin bir<br />
insanın hayatına, yaşantısına nasıl bir etki yaptığını anlarsınız.</p>
<p>onları kendileri ile kalabilecekleri ruhları ve bedenlerini<br />
tanıyabilecekleri mekanlarda rahat bırakalım.odasının kapısını kitlemesine<br />
izin verin veya kapısını çalıp onun olurunu almadan odasına girmeyiniz. kötü<br />
bir şey yapacaksa zaten yapar, sertlikle hiç bir şey engellenmez sadece<br />
inanarak doğruyu anlatın oda anlayacaktır.veya banyoda gereğinden fazla<br />
kalırsa onu rahatsız etmeyiniz, orayı gerçekten kullanmaya ihtiyacınız olana<br />
kadar onu rahat bırakınız, bir insan banyoda ne yapabilir ki veya ne yapar<br />
sizce? en önemli şey ise onlar her ne kadar sizin bedeninizin bir parçası<br />
olsalar da onlarında bir ruhlarının olduğunu unutmamak, onların<br />
kişiliklerine saygı duymaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/masturbasyon-nedir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Orgasm olmak</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/orgasm-olmak.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/orgasm-olmak.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 07:33:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlarda orgasm olmak]]></category>
		<category><![CDATA[G noktası]]></category>
		<category><![CDATA[orgasm olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=178</guid>
		<description><![CDATA[&#8220;G noktası&#8221; 1940 yılında Alman jinekolog Dr. Ernest Grafenberg tarafından
adı konulan bu nokta daha doğrusu alanın, kadının en erojen bölgelerinden
biri olduğu iddia edilmektedir. Vajina duvarında olduğu iddia edilen bu
bölgenin, orgazmı kolaylaştırdığı söylenmektedir. Journal of Sexology’de
yayınlanan makalenin yazarı, o dönem için çalışmalarıyla dikkatleri
üzerinde toplayan jinekoloji uzmanı Dr. Ernest Gräfenbergdi.
Bu makalede, Dr Gräfenberg vajinanın ön duvarı boyunca var olan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;G noktası&#8221; 1940 yılında Alman jinekolog Dr. Ernest Grafenberg tarafından</p>
<p>adı konulan bu nokta daha doğrusu alanın, kadının en erojen bölgelerinden</p>
<p>biri olduğu iddia edilmektedir. Vajina duvarında olduğu iddia edilen bu</p>
<p>bölgenin, orgazmı kolaylaştırdığı söylenmektedir. Journal of Sexology’de</p>
<p>yayınlanan makalenin yazarı, o dönem için çalışmalarıyla dikkatleri<span id="more-178"></span></p>
<p>üzerinde toplayan jinekoloji uzmanı Dr. Ernest Gräfenbergdi.</p>
<p>Bu makalede, Dr Gräfenberg vajinanın ön duvarı boyunca var olan özel bir erotik</p>
<p>hassasiyetten söz ediyordu. Kendi soy isminin ilk harfi ile anılacak olan o</p>
<p>meşhur noktayla ilgili efsane böylece  başlarken, Dr. Gräfenberg aradan 55</p>
<p>yıl geçtikten sonra dahi tam olarak anlaşılamamış olacağını muhtemelen</p>
<p>bilmiyordu.  G Noktası terimi ilk kez 1982 yılında, Alice Kahn Ladas</p>
<p>tarafından Grafenberg’in 1950’de yazdığı makaleye  gönderme yapılarak</p>
<p>telaffuz edilmiş ve cinsellikle ilgili anılır olmuştur.</p>
<p><strong>G noktası nerede? G Noktası yeri nasıl bulunur? Orgazm noktası nedir?</strong></p>
<p>G noktası nerede olduğu daima merak edilmiştir.G</p>
<p>noktasının tam yeri hakkında değişik iddialar olsa da Dr. Grafenberg’e ve şu</p>
<p>anda ağırlıklı olarak kabul edilen görüşe  göre, vajinanın ön üst duvarında,</p>
<p>girişten sonraki yolun 1/3lük kısmının sonunda (girişten yaklaşık 4 cm sonra)</p>
<p>kadının prostat bezine temas etmenin  mümkün olduğu bir bölge vardır.</p>
<p>Kadındaki prostat bezinin adı Skene bezidir ve erkekteki prostattan daha</p>
<p>küçüktür. Aynen erkekteki gibi kadınınki de idrar yolunu çıkışına yakın</p>
<p>çevreler. O meşhur büyük hassasiyetin kaynağı temas edilen vajina ön duvarı</p>
<p>değil, bu duvarın hemen ardında bulunan  bezler ve kanallarıdır.</p>
<p>Son yıllarda yapılan çalışmalarda ise &#8220;G noktası&#8221; nın birkaç santim</p>
<p>büyüklüğünde olduğunu belirleyen bilim adamları bu bölgenin cinsel ilişki</p>
<p>sırasında PDE5 adlı bir protein salgıladığını; PDE5 salgısı fazla, Skene</p>
<p>guddesi ise büyük olan kadınların daha kolay orgazm oldukları iddia</p>
<p>edilmektedir. G noktası nın nerede  olduğunu daha iyi</p>
<p>anlayabilmek için aşağıda olan g noktası resim ini incelemeniz yeterli</p>
<p>olacaktır</p>
<p><strong>G noktası nasıl uyarılır? Orgazm G Noktası&#8217;nda nasıl olur?</strong><br />
G Noktası ( g point) olarak adlandırılan anatomik  bölgeye birkaç dakika boyunca</p>
<p>aralıksız masaj yapıldığında sürecin çok yoğun bir orgazmla  sonuçlandığı</p>
<p>kabul edilmektedir. Bu orgazmın, klitoral  orgazmdan çok daha farklı ve daha</p>
<p>yoğun olduğu ifade  edilmektedir. Her iki orgazm türünün beyinle sinirsel</p>
<p>bağlantıları da farklıdır. Öyle ki, vajinal orgazm esnasında  G Noktası</p>
<p>olarak bilinen bölgenin uyarılabilmesi için, kadının hali  hazırda cinsel</p>
<p>yönden uyarılmış ve istekli olması gerekir.Aksi takdirde bu bölgenin</p>
<p>hassasiyetinde artış olmamaktadır. Öncelikle, uyarma derinlemesine, uzun</p>
<p>süreli ve iyice bastırarak yapılmalıdır. İlk önce zevke eşlik  eden ve</p>
<p>rahatsızlık verecek düzeyde bir idrar yapma isteği  hissedilebilir. Uyarmaya</p>
<p>devam edildiği takdirde bu duygu  ortadan kalkar ve yerini tamamen zevke</p>
<p>bırakır. Bir süre sonra, kadında yoğun bir orgazm ve buna eşlik eden</p>
<p>ejakülasyon görülür</p>
<p><strong>Orgazmda G noktası ne kadar önemlidir?</strong></p>
<p>G noktasının (g point) varlığı ve orgazma etkisi başından beri tartışmalıdır. G noktasını</p>
<p>arayıp uyarmak yerine,cinsel tatmin elde edilebilecek vücutta yaygın bulunan</p>
<p>sayısız erotojenik noktanın keşfedilmesi daha doğru olacaktır. Tüm vücutta</p>
<p>yaygın olarak bulunan  bu bölgelerin  sayısı o kadar fazladır ki, kadın</p>
<p>vücudunda cinsel yanıta yol açmayan bölge yok gibidir, partnerin yapması</p>
<p>gereken tek şey erotojenik bölgeleri bulmaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/orgasm-olmak.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik kahverengi akıntı</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/gebelik-kahverengi-akinti.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/gebelik-kahverengi-akinti.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 07:24:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[gebelik kahverengi akıntı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[Vajinal kanama ilk üç aylık dönemde normal bir bulgu  değildir. Hamilelikte tüm gebelerin %20’sinde görülebilir. Pek çok
kişinin söylediği üste görme olayı aslında bir adet görme şekli değil,aslında  düşük tehditidir. Kanamanın şekli, süresi, miktarı ve rengi kadın doğum uzmanları için yönlendirici olur.Genellikte kanama, yani vajinal kanama başlamadan önce kasık ağrısı görülür. Bu kural değildir ama sıklıkla geçerlidir. İlk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Vajinal kanama <span><strong>ilk</strong></span> üç aylık dönemde normal bir bulgu  değildir. Hamilelikte tüm gebelerin %20’sinde görülebilir. Pek çok<br />
kişinin söylediği üste görme olayı aslında bir adet görme şekli değil,aslında  düşük tehditidir. Kanamanın şekli, süresi, miktarı ve rengi kadın doğum uzmanları <span><strong>için</strong></span> yönlendirici olur.Genellikte kanama, yani vajinal kanama başlamadan önce kasık ağrısı görülür. Bu kural değildir ama sıklıkla geçerlidir. İlk oluşan kanama sıklıkla kırmızı bir nokta olarak külotunuza bulaşır. Bunu sıklıkla kahverengi akıntılar izler. Rahimden boşalan kan  vajina içerisinde beklerken vajinada bulunan mikroplar tarafından değişime uğratılır, sindirilir ve rengi kahverengiye dönüşür.<span id="more-176"></span><br />
Bu beklenen bir olaydır. Kahverengi akıntı, kanamanızın çok az  olduğunun bir ifadesidir. Ancak taze, akut kanamanız olmadığı  anlamına gelmez. Bazen hamilelikte kanama hızla artar. Bu artış  kanamanın tehlikeli olduğunun bir belirtisidir. Vajinadan parça  düşürmeye başlamak ise düşük tehlikesinin ciddi bir boyutudur. Ancak  kanama ile düşürülen her parça düşük olduğu anlamına gelmez.  Düşen parça genellikle kan pıhtısı da olabilir.Bunu anlamak için<br />
düşen parçayı akan suyun altına tuttuğunuzda dağılıp gidiyor ise bu  onun kan pıhtısı olduğunu düşündürür. Ancak dağılmayıp <span><strong>daha</strong></span> açık  renkli bir et parçasına dönüşüyor ise düşük başlamıştır anlamı  oluşmaktadır.Vajinal kanama başladığı andan itibaren hemen  kadın doğum uzmanının aramanız gerekir. Aşırı kanama olduğunda bebek  zaten kaybedilmiş olabilir. Bebeğin canlı olduğunu görmeden rahim  gevşeticilerle düşük olmasını önlemeye çalışmak hem tehlikeli hem de  gereksiz bir çabadır. Mutlaka ultrasonografik kontrol yapılmalıdır.<br />
İlk üç aylık gebeliğin ultrasonografik kontrol şekli vajinal  ultrasonografidir ve vajinal ultrasonun bebeğe veya size her hangi  bir zararı yoktur. Düşük riskini de artırmaz. Ultrasonografi kontrolünde bebeğin kalp atışlarının olup olmadığı ve gebelik  kesesinin sağlam olup olmadığının yanı sıra rahim ağzı kanalının  açıklığı da ölçülerek düşük tehlikesinin boyutu  araştırılır.Kanama varsa ilk önlem mutlak istirahattir.  İstirahatten anlaşılan şey kişilere göre değişir. Düşük tehditinin  asıl tedavisi budur. Kanamanız, hatta kahverengi akıntınız tamamen  durduktan sonra gerekirse 1 hafta daha istirahate devam  etmelisiniz.Size verilen rahim gevşeticiler, kanamayı  durdurmada kullanılan ilaçlar (progesteron türevleri, progestan,  proluton ampul, duphaston, crinone jel gibi) bebek için hiçbir  tehlike içermez. Gönül rahatlığı ile <span><strong>doktor</strong></span> önerisi sonrası  kullanabilirsiniz. İlaçlarınızı gün boyunca kullanabilirsiniz.  Ancak gece ilaç almak için kalkmayın. Bunlardan progestan ilacına  günde 3 adet ile başlarız. Kanamanız artarsa doktorunuzun önerisi  ile günde 6 taneye kadar çıkılabilir. Progestan hapı biraz uyku yapabilir. Bu normaldir. Kanama ve kahverengi  akıntınız tamamen geçtikten 2 hafta sonrasına kadar cinsel temasta  bulunmamalısınız. Doktorunuzla devamlı irtibat halinde  bulunun..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/gebelik-kahverengi-akinti.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik izni</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/gebelik-izni.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/gebelik-izni.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 07:22:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik izni]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=173</guid>
		<description><![CDATA[Çalışan anne adaylarının doğum izinleri hakkında bilinçli olması, gerekirse doktorunu zamanı geldiğinde uyarması son derecede önemlidir.
Bir takım dalgınlıklar sonucu doğum izin gününüzün geçmesi kanuni olaral izinli olduğunuz dönemin yanmasına sebebiyet olabilir.
Emekli sandığı ve SSK&#8217;lı çalışan gebelerde doğum öncesi ve sonrası izinler aşağıda belirtilmiş olup, mağdur olmamanız için yapmanız gereken yalnızca o tarihlerde Sağlık Bakanlığı&#8217;na bağlı bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çalışan anne adaylarının doğum izinleri hakkında bilinçli olması, gerekirse doktorunu zamanı geldiğinde uyarması son derecede önemlidir.</p>
<p>Bir takım dalgınlıklar sonucu doğum izin gününüzün geçmesi kanuni olaral izinli olduğunuz dönemin yanmasına sebebiyet olabilir.</p>
<p>Emekli sandığı ve SSK&#8217;lı çalışan gebelerde doğum öncesi ve sonrası izinler aşağıda belirtilmiş olup, mağdur olmamanız için yapmanız gereken yalnızca o tarihlerde Sağlık Bakanlığı&#8217;na bağlı bir Devlet Hastanesine uğramanız ve gerekli formaliteleri yerine getirmenizdir.</p>
<p>Emekli Sandığına bağlı çalışan gebeler yanlarında kurumlarından aldıkları hastaneye sevklerini gösteren kağıtlarını, SSK&#8217;lı gebeler ise vizite kağıtlarını ve karnelerini yanlarında getirmelidirler.<span id="more-173"></span></p>
<p>4857 sayılı iş kanunun 74. maddesine göre hamile kadınlar 8 haftası doğumdan önce 8 haftası da doğumdan sonra olmak üzere toplam 16 hafta doğum izni kullanabilmektedirler. Yine doktor raporu ile doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilmekte ve izinlerinin geri kalan kısmını doğum sonrasına aktarabilmektedirler. Yani, çalışan gebeler dilerlerse gebeliklerinin 32. haftasında doktorlarından aldıkları &#8220;37. gebelik haftasına kadar daha 5 hafta süre ile çalışmasında gebeliği yönünden sakınca bulunmamaktadır&#8221; şeklindeki benzer raporlarla doğum öncesi kullanmadıkları 5 haftalık izni doğum sonrasına aktarabilirler<strong>(Aktarma).</strong> Bu durumda doğum sonrası 8+5= 13 hafta (91 gün) süre ile kanuni olarak izin kullanma hakkına sahip olurlar.</p>
<p>Birden fazla bebek bekleyen anne adaylarında ise doğum öncesi izni 8 yerine 10 hafta olarak kullanılabilmektedir.</p>
<p>Doğum şekli ister sezaryen ister normal doğum olsun, doğum öncesi ve sonrası izinlerini etkilemeyecektir.</p>
<p>Bu konu ile ilgli kanun maddesi şu şekildedir:</p>
<p><strong>MADDE 74.</strong> Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir.  Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir.  Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.</p>
<p>Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.</p>
<p>Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.</p>
<p>Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.</p>
<p>İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.</p>
<p>Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.</p>
<p>Ancak yasal hakkınız olan bu izni kullanabilmek için yapmanız gereken işlemler vardır. Bunlardan en önemlisi hamileliğinizin 32. haftasında doktorunuzdan alacağınız rapor ile bağlı olduğunuz SSK hastane ya da polikliniğine başvurarak raporu onaylatmanız ve çalıştığınız kurumdaki personel bölümüne iletmenizdir. Daha sonraki işlemler ile ilgili olarak personel biriminizden bilgi alabilirsiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/gebelik-izni.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şeker yüklemesi gebelik</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/seker-yuklemesi-gebelik.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/seker-yuklemesi-gebelik.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 07:20:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[şeker yüklemesi gebelik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=171</guid>
		<description><![CDATA[
Hamilelikte Şeker Hastalığı (Gestasyonel Diyabet)
Bundan on yıl kadar önce doktorlar şeker hastası genç kadınlara hamile kalmalarının yan etkileri olduğunu söyleyip, çocuk yapmamalarını tavsiye ediyorlardı. Tıbbın büyük bir hızla ilerlemesi şeker hastası genç kadınların sağlıklıbebekler doğurmalarını doğal hale getirdi.
Hamilelik esnasında ana karnında başta östrojen olmak üzere birçok hormon üretilir. Bu hormonlar kan şekerini yükseltir. Bu metabolizma değişikliğine pankreas fazla insülin salgılayarak müdahale eder ve kan şekerini normale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://hamilelik.meleklermekani.com/wp-content/uploads/2009/11/gebelik1.jpg" alt="şeker yüklemesi gebelik" /></p>
<p>Hamilelikte Şeker Hastalığı (Gestasyonel Diyabet)</p>
<p>Bundan on yıl kadar önce doktorlar şeker hastası genç kadınlara hamile kalmalarının yan etkileri olduğunu söyleyip, çocuk yapmamalarını tavsiye ediyorlardı. Tıbbın büyük bir hızla ilerlemesi şeker hastası genç kadınların sağlıklıbebekler doğurmalarını doğal hale getirdi.<span id="more-171"></span></p>
<p>Hamilelik esnasında ana karnında başta östrojen olmak üzere birçok hormon üretilir. Bu hormonlar kan şekerini yükseltir. Bu metabolizma değişikliğine pankreas fazla insülin salgılayarak müdahale eder ve kan şekerini normale indirir. Bazı kişilerin pankreası bu sağlıklı cevabı veremediği için şeker hastalığı açığa çıkar. Yükselen kan şekeri anne karnındaki bebeği olumsuz etkiler. Annedehiçbir belirti vermeyebilir ve hamilelik şekeri tahliller ile teşhis edilir. Hamilelik şekeri doğum gerçekleştikten sonra geçer.</p>
<p>Şeker hastasıyım ve hamile kalmak istiyorum. Ne yapmalıyım?</p>
<p>Öncelikle şeker hastası kadın zahmetli geçebilecek dokuz aylık hamilelik süresine kendisini fiziksel, duygusal ve psikolojik olarak hazırlamalıdır. Aile ve eşin tam desteği bu noktada çok önemlidir. Ardından bir endokrinoloji yani hormon hastalıkları uzmanına danışılıp, daha gebe kalmadan üç ay önce kan şekerinin normale yaklaştırılması gerekir. Bu strateji doğacak bebekte sakatlık olma ihtimalini azaltır.</p>
<p>Hamilelikte şeker hastalığı nasıl anlaşılır?</p>
<p>Hamile kadınlarda şeker hastalığı gebeliğin altıncı ayından itibaren aranır.Ailesinde şeker hastalığı olanlar, ileri yaşta gebe kalanlar ve aşırı kilolularda testler daha erken yapılmalıdır. Önce basit bir tarama testi yapılır. Gebe kadına50 gr glukoz içirilir, bir saat sonra kan glukoz düzeyi 140 mg/dl altında ise şeker hastalığı yoktur. 140 mg/dl üzerinde ise test pozitiftir ve 3 saatlik 100 gr glukoz ileyükleme yapılması gerekir. 3 saatlik yükleme neticesinde hamilelik şekerinin var olup olmadığı kesin olarak anlaşılır.</p>
<p>Şekerim ilk defa hamileyken yükseldi. Ne yapmalıyım?</p>
<p>Bu durumda bir endokrinoloji uzmanı ve diyetisyenin uygulayacağı özel bir diyet, kan şekeri takibi ve eğer gerekir ise insülin tedavisine ihtiyacınız var. Hamilelikteannenin kalori gereksinimi artmıştır ve diyetin özelliği, annenin kan şekerini normale düşürecek fakat bebeğe tüm besin öğelerini, mineralleri ve vitaminleri eksiksiz sağlayıp, gelişimini engellemeyecek şekilde olmasıdır. Diyet tedavisiyetersiz kalırsa glukometre adını verdiğimiz şeker ölçme cihazı alıp, kan şekerini açlık ve toklukta ölçerek, insülin tedavisine başlamak gerekir. İnsülin tedavisindeçok dikkatli olunmalı, doz fazla kaçarsa kan şekeri düşebilir. Düşük şeker, bebekiçin yüksek şekerden daha sakıncalıdır.</p>
<p>Gebelik diyabeti için risk faktörleri nelerdir?</p>
<p>İlerlemiş yaş, aşırı kilo, ailede diyabet hikayesi olması veya daha önceki gebelikte şeker hastalığı risk faktörleridir. Buna karşın hiç bir risk faktörü olmayanlarda da gebelik diyabeti görülebilir.</p>
<p>Şeker hastalığının tedavisi ihmal edilirse ne olur?</p>
<p>Annede aşırı kilo artışı dışında hiçbir kötü sonuç olmasa bile bebekte birçok problemler açığa çıkabilir. Örneğinbebeğin irileşmesi, doğum sonrasındabebeğin kan şekerinin düşmesi, bebek kanında kalsiyum düzeyinin düşmesi,akciğerlerin tam gelişememesine bağlı solunum güçlüğü ve sarılık bebekteaçığa çıkabilecek ciddi problemlerdir. Ayrıca iri bir bebeğin doğumu zor oluduğu için sezeryan gerekebilir. Bebek doğunca hamileliğin getirdiği hormon salgıları otomatikman durur ve kan şekerini arttırıcı etkiler ortadan kalkar. Hamilelik şekerinde doğum sonrasında annede şeker yüksekliği düzelir. Bu aşamadan sonra doğum öncesi kiloya sağlıklı beslenerek inmek gerekir. Uzun vadede iki problem açığa çıkabilir: 1) Tekrar hamile kalınırsa şeker hastalığı geri gelir. 2) Hamilelikte geçici şeker hastalığı gelişen kadınların yarıya kadarında 5 yıl içinde kalıcı diyabet gelişir.</p>
<p>İnsülin iğnesine ihtiyacım var mı?</p>
<p>Gebelik diyabeti olan kadınların % 10 ila %25’inde, kan glukoz düzeyini düşürmek için insulin enjeksiyonu gerekir. Annelerin insüline gereksinim duyup duymadıkları teşhis esnasında belirlenememektedir. İnsülin tedavisinin bebeğezararı yoktur.</p>
<p>“Özetle hamilelikte şeker hastalığı oldukça önemlidir ve bebekte birçok olumsuzluklara yol açabilir. Annede fazla kilolar dışında hiçbir belirtiye yol açmayacağı için kolay anlaşılamaz, ancak basit bir şeker yükleme testi bu sıkça görülen metabolizma bozukluğunu aydınlatır. Bilinçli bir diyet kan şekerini normalleştirir, annenin aşırı kilo almasını önler ve bebeğin sağlıklı olmasını sağlar. Doç. Dr. Selçuk Can hamilelikte şeker hastalığı gelişenlere enerjiihtiyacını hesaplayarak belli kalori ve karbonhidrat limitleri olan diyetiuygulamasını ve oturarak kolları çalıştıran eksersiz veya yürüyüşleri tavsiye etiğini belirtti ve ekledi: “Bu uygulamalara rağmen kan şekeriniz yüksek düzeylerde kalırsa o zaman insülin tedavisi uygulamak gerekir. Göstereceğiniz gayretlersağlıklı bir anne ve sağlıklı bir bebek için şarttır.”</p>
<p>ÖNEMLİ NOTLAR:</p>
<p>1. KABIZLIK: Kabızlık gebelik süresince bir problem oluşturabilir. Diyet uzmanınızsize lifli yiyecekleri içeren karbonhidratları önerecektir. Laksatif kullanmaktan kaçınılmalıdır. Çünkü bunlar çok miktarda glukoz içerebilirler.</p>
<p>2. ÖĞÜNLER: Gebeliğin sonuna doğru, erken yatmak ve geç kalkmak gibi bir eğilim gelişebilir. Bu öğünlerinizin kısa bir süreye sıkıştığı anlamına gelir. Diyabet açısından öğünlerinizin mümkün olduğunca gün içine yayılmasının büyük önemivardır. Böylece vücudumuz 8 saat içerisinde aşırı miktarda yiyeceğe maruz kalıp,gece boyunca 16 saat aç kalmak zorunda olmayacaktır. Gebelik diyabeti olanlar üç ana üç ara öğün tüketerek beslenmelidirler.</p>
<p>3. TATLANDIRICILAR: Üzerinde “Diyabetikler ” için uygundur, “ilave şeker yoktur “yada “doğal” ibareleri olan ürünlere dikkat etmelisiniz. Gebelikte tatlandırıcı kullanılmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/seker-yuklemesi-gebelik.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gebelik şekeri</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/gebelik-sekeri.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/gebelik-sekeri.htm#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 07:15:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik şekeri]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik şekeri nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=168</guid>
		<description><![CDATA[Gebelik şekeri (Gestasyonel diabet ) şeker hastalığının gebelik sırasında ortaya çıkan özel bir şeklidir. Tipik olarak gebeliğin  ikinci yarısında ortaya çıkar.Bu hastalarda kan şekeri düzeyi gebelik öncesinde normal sınırlardadır.
Normal şartlarda belirli aralarla besin almamıza karşın kan şekeri düzeyimiz  belli sınırlar içinde sabit tutulur.Bunu düzenleyen çeşitli mekanizmalar birbiriyle denge içinde çalışır.Kan şekerini yükselten mekanizmalar sayıca oldukça fazladır.Buna karşın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gebelik şekeri (Gestasyonel diabet ) şeker hastalığının gebelik sırasında ortaya çıkan özel bir şeklidir. Tipik olarak gebeliğin  ikinci yarısında ortaya çıkar.Bu hastalarda kan şekeri düzeyi gebelik öncesinde normal sınırlardadır.</p>
<p>Normal şartlarda belirli aralarla besin almamıza karşın kan şekeri düzeyimiz  belli sınırlar içinde sabit tutulur.Bunu düzenleyen çeşitli mekanizmalar birbiriyle denge içinde çalışır.Kan şekerini yükselten mekanizmalar sayıca oldukça fazladır.Buna karşın kan şekerini düşürmeye yönelik hemen tek mekanizma  pankreastan salgılanman ‘insülin’dir.Gebelik kan şekerini yükselten tüm mekanizmaların daha aktif hal aldığı bir dönemdir.Ayrıca ‘ plasental laktojen’ gibi gebeliğe özgü bazı hormonlar da kan şekerinin yükselme eğilimini arttırır.Eğer pankreasın insülin salgısı dengeyi sağlamakta yetersiz kalırsa gebelik şekeri tablosu ortaya çıkar.<span id="more-168"></span></p>
<p><strong> Gebelik şekeri için risk altında olan gebeler</strong></p>
<p>-Ailesinde şeker hastalığı olanlar</p>
<p>-35 yaşın üzerindeki gebeler</p>
<p>-Gebeliği sırasında çok kilo alanlar</p>
<p>-Daha önce 4000 gr ın üzerinde bebek doğurmuş olanlar .</p>
<p>-Amniotik sıvının normalden fazla izlendiği gebeler</p>
<p>Gestasyonel Diyabet tüm gebeliklerin % 2-4 ünde ortaya çıkar, bu yüzden her anne adayına, özellikle  de riskli olanlara gebeliğin 24. ve 28. haftaları arasında tarama testi uygulanması gerekir.</p>
<p>Bu tarama testinde kişiye önce 50 gr şeker yüklemesi yapılır. Testte, 50 gr  glukoz içilmesinden bir saat sonra kan şekeri ölçülür. Sonuç, 140 mg/dl&#8217;nin altında ise gebede &#8220;Gestasyonel Diyabet&#8221; yoktur diyebiliriz. Eğer kan şekeri 140 mg/dl&#8217;nin üzerinde ise  ikinci bir şeker yüklemesi gereği ortaya çıkar.</p>
<p>100 gr şeker yüklemesi ile yapılan 3 saatlik testte  ise kan şekeri değerleri başlangıçta: 95 mg/dl, 60 dakikada; 165 mg/dl, 120 dakikada; 145 mg/dl, 180. dakikada: 125 mg/dl değerlerinin altında olmalıdır. Bu değerlerden ikisi yüksekse kişiye &#8220;Gestasyonel Diyabet&#8221; tanısı konur.</p>
<p>Bu basit testlerin yapılmasının önemi çok büyüktür, özellikle 100 yıl kadar önce, gebe diyabetiklerin çoğunun bebeklerinin, bir kısmının da kendi yaşamlarının kaybettikleri düşünülürse, annenin glukoz düzeylerindeki artış, anne karnındaki bebek (fetus) açısından büyük önem taşır. Fetus plasenta yoluyla anneden aldığı besinler (glukoz, aminoasit ve yağ asitleri) ile beslenir. Annenin karnında yükselen şeker miktarı, direkt olarak bebeğe yansır ve fetusta glukoz fazlalığı oluşur. Bebek bu duruma yaptığı insülini artırarak karşılık verir. İnsülin bebekte büyümeyi uyaran bir hormondur. Fetal insülinin gebeliğin 24-28. haftalarından itibaren artışı, bebeğin büyümesini hızlandırır ve doğum ağırlığını 4000 gr&#8217;ın üzerine çıkar. İri bebek (Makrosomi) olarak adlandırılan bu tablo bebek açısından pek çok risk taşır. Doğum sırasında oluşabilecek omuz çıkıkları, sinir yaralanmaları, solunum sıkıntısı, şeker düşüklüğü, sarılık bu sorunlardan bazılarıdır, ancak hem geliştirilen yeni testler hem de insülinin keşfi ve yaygın kullanımı sayesinde anne ve bebeklerinin karşılaştığı birçok risk ortadan kalkmıştır.</p>
<p>Gestasyonel diyabetli bir annede amaç, açlık kan şekerini 90 mg/dl, yemekten 2 saat sonraki tokluk şekerini ise 120 mg/dl&#8217;nin altında seyretmesini sağlamaktadır. Bu amaçla, kişiye önce özel bir beslenme planı uygulanır ve kan şekeri bir hafta boyunca izlenir. Eğer bu süre içinde şeker değerleri belirtilenin üzerine çıkıyorsa, hemen insülin tedavisine başlanmalıdır. Bu dönemde anne mutlaka bir şeker ölçme cihazı almalı ve kan şekerinin her öğünden önce, öğünlerden 2 saat sonra ve yatarken olmak üzere günde 7 defa ölçmelidir. Ölçüm sıklığı haftada en az iki gün olmalıdır. Ölçülen değerler bir günlüğe kaydedilmelidir. Bebeğin sağlıklı büyüme ve gelişimi için bu önlemlerin alınması gerekir.</p>
<p>Yanlış ve yaygın bir inanışa göre  insülin zararlıdır ve alışkanlık yapar.Bu nedenle insülin tedavisi gerektiğinde anne adaylarında çoğu kez bir direnç gözlemlenir.Oysa ki insülin tedavisi tüm şeker hastaları için bilimin sağladığı en büyük hizmetlerden biridir.İnsülin tedavisinin mümkün olmadığı yıllarda bir şeker hastasının sağlıklı bir bebek sahibi olma şansı yoktu.Gebelik şekeri nedeniyle insülin alan anne adaylarının çok büyük çoğunluğunda gebelik sonrasında metabolizma değişiklikleri nedeniyle şeker düzeyleri tedavi gerektirmeyecek düzeye iner.Tedavide insülin ihtiyacı gebelik haftası ilerledikçe artar.Yani yeterli insülin dozları gebeliğin sonuna dek yükselme gösterebilir.</p>
<p>Doğumdan hemen sonra insülin direnci ortadan kalkar ve diyabet düzelir. İnsülin kullanan annede, doğum sonrası şeker ölçülmeli ve insülin tedavisi kesilmelidir. Aksi halde, ciddi kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) meydana gelebilir. Ancak, nadiren de olsa, doğumdan sonra diyabet kalıcı olabilir. Bu durumda, anne süt verdiği sürece, insülin tedavisi sürdürülür. Daha sonraki tedavi şekline diyabet uzmanı karar verecektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/gebelik-sekeri.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimler Karın germe ameliyatına girebilir</title>
		<link>http://www.bayansaglik.net/kimler-karin-germe-ameliyatina-girebilir.htm</link>
		<comments>http://www.bayansaglik.net/kimler-karin-germe-ameliyatina-girebilir.htm#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Nov 2010 16:45:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Karın Germe]]></category>
		<category><![CDATA[karın germe şartları]]></category>
		<category><![CDATA[Kimler Karın germe ameliyatına girebilir]]></category>
		<category><![CDATA[kimler karnını gerdirebilir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.bayansaglik.net/?p=166</guid>
		<description><![CDATA[Estetik karın germe ameliyatı ile, göbek deliğinin aşağı kısmında kalan karın cildindeki çatlama, gevşeme, sarkma, buruşma gibi deformasyonlar, göbek deliğinin üzerinde kalan karın cildindeki gevşeme ve fazlalıklar, özellikle alt karın bölgesinde toplanmış yağ birikimleri ve karın kaslarının elastik olmasından kaynaklanan karın şişkinliği gibi tüm sorunlar tek bir girişim yapılarak düzeltiliyor ve karın estetiği yeniden kazandırılır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Estetik karın germe ameliyatı ile, göbek deliğinin aşağı kısmında kalan karın cildindeki çatlama, gevşeme, sarkma, buruşma gibi deformasyonlar, göbek deliğinin üzerinde kalan karın cildindeki gevşeme ve fazlalıklar, özellikle alt karın bölgesinde toplanmış yağ birikimleri ve karın kaslarının elastik olmasından kaynaklanan karın şişkinliği gibi tüm sorunlar tek bir girişim yapılarak düzeltiliyor ve karın estetiği yeniden kazandırılır. Karın bölgesinde yağlanma şikayeti olan, doğum yapmamış genç kadınlarda genellikle deri elastikiyeti de normal olduğu için karın germe estetiğine gerek kalmadan, problem karın bölgesine uygulanacak liposuction yöntemi ile de rahatlıkla çözülebilir. Fakat çoğu kadının problemi bu kadar hafif olmadığından dolayı böyle bir şansa da sahip değildir. Estetik karın germe ameliyatını düşünen adayların büyük bir kısmı doğum yapmış kadınlardır. Doğum yapmamış olduğu halde aşırı kilo alıp vermeye bağlı karın sarkması oluşmuş bayanlar ve yine aşırı kilo verme sonucunda göbeği sarkan erkeklere de bu ameliyatı<span id="more-166"></span> uygulamak mümkündür. Estetik karın germe ameliyatı geçirmiş olmak  daha sonra hamile kalmak için bir engel oluşturmaz. Yani karın germe estetiği olan kadınlar da isterlerse daha sonra hamile kalabilirler. Ancak genel olarak bir daha doğum yapmayı düşünmeyen kadınlar için daha uygundur. Doğum yaptıktan sonra karın bölgesinin, tam olarak toparlanabilmesi için yaklaşık altı aya ihtiyacı vardır, bu süre bazı kadınlarda bir yıla kadar da uzayabilir. Bu nedenle karın germe estetiği ameliyatı yaptırmayı düşünen kadınların doğumu takiben en az bir yıl beklemesinde fayda vardır. Bir yıllık süreyi geçirdikten sonra ne zaman istenilirse bu ameliyat yapılabilir. Bazı kadınlar ise sadece karın derisinde oluşan çatlaklardan şikayet ederler ve ameliyat olmadan bu çatlaklardan kurtulmanın yollarını ararlar. <img src="http://www.xn--karngerme-xpb.com/images/strech_marks2.jpg" alt="karın estetiği" width="200" height="137" />Ancak derideki çatlakları ortadan  kaldıracak herhangi bir yöntem yoktur. Karın germe estetiği ameliyatında ise göbek deliğinin birkaç cm üzeri ile kasıklar arasındaki deri çıkarılıp atılır. Karın bölgesindeki deri çatlaklarının olduğu kısım, bu sınırların içinde kalıyorsa bu bölgedeki fazlalık deri çıkarılıp atılacağı için, yapılan ameliyat, çatlaklarınızdan tamamen kurtulmanızı sağlar. Bu sınırların dışında kalan bölgede de çatlaklar varsa bunlar kalacaktır, fakat eskiden olduğu kadar yoğun ve geniş bir bölümü kaplamazlar.</p>
<p>Karın estetiği ve karnın görünümü, obezite diğer bir ifadeyle aşırı şişmanlık durumlarında da ağır bir şekilde etkilenir. Obezite estetik bir problemden olmanın yanı sıra, vücutta başta kalp damar ve solunum sistemi gibi birçok metabolik bozukluklara temel hazırlayan bir sağlık sorunudur. Obez hastaların karın estetiği konusundaki şikayetlerine yönelik çözümü öncelikli olarak obezite tedavisinde aramaları daha doğrudur. Unutmayın ki, obezite estetik problemden ziyade aslen bir sağlık problemidir. <img src="http://www.xn--karngerme-xpb.com/images/Obezite.jpg" alt="obezite" width="200" height="305" /> Obezite tedavisi uygulanmış olan hastalar, bu tedaviden iyi bir sonuç aldığı takdirde ve kiloları da normal sınırlara geldiğinde obezite kaynaklı sağlık problemi böylelikle ortadan kalkmış olur. Vücut, verilen kilolardan sonra yeni bir biçim kazanır. Sahip olunan yeni biçim ile estetik problemler de tam anlamıyla ortaya çıkar. Vücudun çoğu bölgesinde olduğu gibi karın bölgesinde de sarkmalar kendini göstermeye başlar. İdeal olarak, estetik cerrahi çözümlerinin bu andan itibaren devreye girmesi daha doğrudur. Kilo vermeye dirençli olan obez hastalarda, göbek bölgesinde sarkma varsa, bu sarkıklık da ağırlık yapıp fiziki durumunu bozuyorsa, vücudun yükünü azaltma amacına yönelik özel durumlarda da karın ameliyatlarının uygulanması mümkün olabilir.</p>
<p>Karın germe estetiği adaylarının, bu anlatılanlardan da anlaşılacağı gibi genel sağlık durumunun da iyi olması gerekir. Sigara kullanımı, kişi her ne kadar sağlıklı olsa dahi karın germe estetiği ameliyatı açısından risk sayılır. Sigara kullanımı, ameliyat yarasının iyileşmesi esnasında oksijen ihtiyacının en yüksek olduğu zamanda, ameliyat bölgesindeki kan dolaşımının azalmasına yol açarak yaranın normal bir şekilde iyileşmesini etkiler. Tiryaki olmayan, ara sıra kullanan, sigara kullanıcıları için bu durum ciddi bir risk oluşturmayabilir, ancak tiryakilerin ameliyattan 2 hafta öncesi ile 2 hafta sonrası arasındaki 4 haftalık dönemde sigara kullanmamaları gerekir.</p>
<p>Fıtık ameliyatları, mide, karaciğer, barsak, dalak, pankreas, safra kesesi, gibi karın bölgesinden daha önceki dönemlerde geçirilmiş olan ameliyatlar, estetik karın germe adayları için dikkate alınması gereken bir hususdur. Karın bölgesindeki mevcut ameliyat izleri, karın derisinin kanlanmasını sağlayan damar ağının bütünlüğünü bozar, yani izin bir tarafında kalan bölge ile diğer tarafında kalan bölge arasında damar bağlantısı olmaz. Karın bölgesinde daha önceden uygulanmış bir ameliyat varsa, ameliyat izinin bulunduğu konum ve izin doğrultusu dikkate alınması gereken kriterlerdir. Ameliyat izi, göbek deliğinin altında, estetik karın germe sırasında çıkarılacak deri alanının içinde yer alıyorsa ciddiye alınmamalıdır, çünkü bu bölge çıkarılıp atılacaktır. Eğer ki göbek deliğinin üst seviyesinde kalıyorsa, bu durumda izin doğrultusu ve büyüklüğü önemlidir. Böyle bir ameliyat iziniz varsa, bunun uygulanacak olan ameliyatta olumsuz bir tarafı olup olmayacağına, izin tahmini derinliği, uzunluğu, ve doğrultusuna bakarak doktorunuz karar verir.</p>
<p>Estetik karın germe operasyonları, göbek deliğinin altında kalan bölgede, deri ve yağ dokusu kesilerek çıkarıldığı için mutlaka bir ameliyat izi bırakır. İzlerin dıştan bakıldığı zaman gözle görülür belirginliği kişiden kişiye değişir. Kimi hastalarda yok denebilecek kadar belirsiz bir iz kalabilirken bazı hastalarda bu iz görülebilir seviyede olabilir. Her türlü ihtimal göz önünde bulundurularak, izin görülebilir bir şekilde kalacağını kabul etmek gerek. Belirsiz bir iz kalırsa da, bu sizin şansınız demektir. Ameliyat izi, sezaryen izi ile aynı seviyede, karın bölgesindeki fazlalıklar yanlara doğru ne kadar uzanıyorsa o uzunlukta olur, bikini içinde kalacak şekilde denk getirilir. Bu durumda bozulmuş karın estetiği yüzünden yaşadığınız sıkıntıların mı, yoksa estetik karın germe ameliyatı sonrasında meydana gelecek izlerin mi sizin için daha büyük bir sorun olacağı kararını vermelisiniz. Eğer &#8220;İz kalması benim için her hangi bir problem oluşturmaz, yeter ki yaşadığım sıkıntılardan kurtulayım.&#8221; diyorsanız estetik karın germe ameliyatı sizin için idealdir. Bunları en baştan kabullendiğiniz takdirde karın germe estetiği ameliyatının sonuçları son derece yüz güldürücü olacaktır.</p>
<p>İdeal adaylar:</p>
<ul>
<li>Kilo fazlalığı olmayıp, şişman olmayan  kişiler</li>
<li>En küçük çocuğu en az bir yaşında olan ya  da gelecekte doğum yapmayı düşünmeyen kadınlar</li>
<li>Sigara kullanmayanlar</li>
<li>Karın bölgesinden daha önce ameliyat  geçirmeyenler</li>
<li>Ameliyat izlerini kabullenerek,  beklentileri gerçeğe uyumlu olan kişiler</li>
<li>Genel sağlık durumu iyi olan kişiler</li>
</ul>
<p>İdeal olmasa da ameliyat edilebilecek  adaylar:</p>
<ul>
<li>Kilo fazlalığı olsa bile obezite düzeyinde  aşırı şişmanlığı olmayan kişiler</li>
<li>Sigara kullanıyor olsa bile 4 hafta boyunca  sigara kullanmayacak kişiler</li>
<li>Önceden karın bölgesinden ameliyat olmuş,  mevcut ameliyat izi problem oluşturmayacak kişiler</li>
<li>Ameliyat izlerini kabullenerek beklentileri  gerçeğe uyumlu olan kişiler</li>
<li>Ameliyat olmaya engel teşkil edecek sağlık  problemi olmayan kişiler</li>
</ul>
<p>Uygun olmayan adaylar:</p>
<ul>
<li>Yakın zaman içinde hamile kalmayı planlayan  kadınlar</li>
<li>Ameliyat olmaya engel teşkil edecek ciddi  bir hastalığı bulunanlar</li>
<li>Ameliyat izlerini kabullenmeyen, gerçek  ötesi beklenti içinde olan kişiler</li>
<li>Karnında sarkma olmaksızın, ciddi obezite  problemi olanlar</li>
<li>Fazla miktarda sigara içen ve sigara  kullanımından vazgeçemeyecek kişiler</li>
<li>Estetik karın germe ameliyatına engel  teşkil edecek, geçirilmiş karın bölgesi ameliyatı olanlar</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.bayansaglik.net/kimler-karin-germe-ameliyatina-girebilir.htm/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

